Küresel Ticarette Tahsilat Krizi: Risk Kapıda mı?
Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, ticaretin kurallarını ve risk yönetim yöntemlerini kökten değiştiriyor. Infobis.net okuyucuları için hazırladığımız bu makalede, tahsilat risklerini ve bu süreçte şirketlerin alması gereken stratejik önlemleri detaylandırıyoruz.
Küresel Ticarette Tahsilat Krizi: Risk Kapıda mı?
2024 yılından devralınan yüksek enflasyon ve sıkı para politikaları, 2025 yılı itibarıyla küresel ticaret hacminde belirsizliklere yol açmıştır. Gelişmiş ekonomilerde (ABD ve Avro Bölgesi) büyüme oranlarının %1,2 ile %1,6 bandında seyretmesi, şirketlerin nakit akışını doğrudan etkilemektedir.
Özellikle önceki yıllara oranla tahsil edilemeyen alacakların dağılımı incelendiğinde, iflasların ve ödeme gecikmelerinin sadece gelişmekte olan ülkelerde değil, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika gibi “güvenli limanlarda” da artış gösterdiği görülmektedir. Ticaret savaşları ve gümrük vergilerindeki değişimler, tedarik zincirindeki halkaların kopmasına ve şirketlerin şüpheli ticari alacak stoklarının %10 ile %15 bandında büyümesine neden olmuştur.
Gelişmiş Ülkelerdeki Ekonomik Yansımalar
Gelişmiş ekonomilerde tüketici talebinin zayıflaması, perakende ve imalat sektöründeki dev firmaların bile ödeme vadelerini esnetmesine ya da temerrüde düşmesine yol açıyor. Bu durum, bu pazarlara ihracat yapan Türk firmaları için “garanti ödeme” devrinin kapandığını gösteriyor.
Şirketler İçin Stratejik Çözüm Yolları
Bu belirsiz ekosistemde ayakta kalmak için defansif ticaret stratejileri yerine veriye dayalı proaktif yönetim benimsenmelidir. İşte masadaki temel çözüm araçları:
-
Ticari Enformasyon Raporları: Yeni bir iş ortaklığına girmeden önce, muhatabınızın finansal röntgenini çekmek hayati önem taşır. Yurt içi ve yurt dışı enformasyon raporları, firmanın ödeme alışkanlıklarından hukuki geçmişine kadar geniş bir veri sunar.
-
Bayilik ve Risk Raporları: Bayi ağını yöneten şirketler için her bir bayinin kredi limitini ve risk skorunu anlık izlemek, zincirleme iflas riskini minimize eder.
-
Alacak Sigortası: Tahsilat riskini sigorta şirketine devretmek, özellikle yurt dışı satışlarda nakit akışını güvence altına almanın en profesyonel yoludur.
-
Sürekli İzleme (Monitoring): Sadece işin başında değil, iş birliği süresince firmanın finansal sağlığını takip etmek, olası bir krizi önceden haber verir.
Sonuç: Bilgi En Güçlü Kalkandır
Küresel belirsizliğin hakim olduğu 2025 yılında, “tanıdık vasıtasıyla ticaret” dönemi yerini “raporla ticaret” dönemine bırakmıştır. Şirketlerin sermayelerini korumak için enformasyon raporlarına ve sigorta mekanizmalarına yatırım yapmaları artık bir tercih değil, zorunluluktur. Daha fazla bilgi için iletişime geçin .
Bizi Linkedin’den takip edebilirsiniz.




